| Bekâret
Hususiyetleri: Bâkire kızın
zifaf gecesinde, yanlışlıkla haksız
bir muâmeleye uğramamasına dikkat
etmelidir. Ba'zı kızların zifafında -
kızlık zarının özelliğinden
dolayı- zedelenme ya'nî yırtılma
olmaz, bekâret işâreti açıkça
görülmez. Bu incelik bilinmezse, yanlışlıkla
töhmet ve hataya düşülebilir. Böyle
bir duruma meydan verilmemelidir.
Bekâret hususunda kuvvetli şüphe hâsıl
olup da, iffetsizlikle itham durumu
ortaya çıkarsa, kadın doktoruna
başvurulabilir.
Sayıları, % 5 gibi az da olsa,
ba'zı kızların ilk cinsî temasında,
bekâretlerinde bir değişiklik
olmadığı bilinmektedir. Bunlar daha
çok "halkalı, hilâlli" kızlık
hâllerinde olur. Bunlardan bir kısmı,
ilk doğuma kadar bâkire kalabilir.
Tabiî ki bu özelliklere sâhip olup da
zifaf hâlinde zedelenme olmıyan
kızlıklardan, genelde beklenen kan işâreti
de görülmez.
İşte böyle bir durumda, bu işin
inceliğini bilmeyen ve "bâkire"
bir kızla evlendiği inancıyla zifafa
giren bir erkek, burada beklediği işâreti
göremeyince, telâş ve endişeye
kapılabilir. Ortada kesin deliller
olmadan, nâmusli bir kadını "fâhişe"
olarak itham etmek de, büyük günahtır.
Bütün bunlar hesaba katılınca, mutlak
bir işâret görülmedi diye ortalığı
karıştırmak da, gerçekten lüzumsuz
ve mes'uiyetli bir durumdur.
Ne var ki, zifafta eşini bâkire
olarak bekliyen bir adam da, aradığını
bulamayınca, en azından vicdânen şüpheli
ve huzursuz olacaktır. Bunun
sıkıntısından kurtulmak için:
Ya yukarıdaki ihtimâlleri düşünerek
hüsn-i zanla davranmak ve bir mes'ele çıkartmamak;
yahut şüphe ve sıkıntıyı atmak için,
gelin-dâmad arasında, özel bir kontrol
ve anlaşmayla, mâkul ölçülerde
neticeyi tatlıya bağlamak; veya lüzum
görülürse, uzman bir hekime gösterip
işin mâhiyetini öğrenip gereğini
yapmak gerekir.
|