| Tekerrür Zamanı:
Cinsî yakınlığın tekerrür zamanı
ve mikdârı hususunda kesin rakam söylemek
mümkün değildir; ahvâl ve şartlara göre
değişik olur. Ancak bundaki umumî
ölçü şudur: Kendiliğinden uyanan ve
sonunda yorgunluk vermeyen, insana
ferahlık ve zindelik kazandıran münasebetler,
tabiî ölçüde demektir. Hâli ve yaşı
müsâid kimseler için bunun muayyen bir
sınırı olmamakla beraber, aradan dört-beş
gün geçmeden tekrar edilmemesi yerinde
olur. Çünkü erkek, boşalttığı cinsî
enerjiyi, ancak bu müddet zarfında kâfi
mikdâr doldurur. Cinsî temasların,
evli eşler için kırk yaşına kadar,
ortalama haftada iki defa normal
sayılırken, kırkından sonra haftada
bir, ellisinden sonra iki haftada bir,
altmıştan sonra ayda bir olması tabiî
ölçüde sayılmaktadır. Ancak bunlar
kesin ölçüler değildir; her insanın
hâl ve şartlarına göre değişiklik gösterir.
Kadın haklı olarak, câzib hâlleriyle
erkeğine karşı cinsî arzusunu
hissettirince, erkeğin onu ihmâl
etmeden, yakınlıkta bulunması gerekir.
Cinsî münasebetlerin fazla olması,
erkeği sıkıntıya sokar. Yorgunluk, hâlsizlik
ve dermansızlık yapar. Hele pek genç
yaşlardan itibâren bu yoldaki aşırı
faaliyetlerle yıllarca israfta
bulunanlar, zamanla cinsî kudretlerini
kaybedebilirler. Fazlası iyi olmadığı
gibi, lüzumsuz cinsî perhiz de iyi değildir.
Kullanılmayan kuyunun suyu çekilir,
derler. Ayrıca aynı gece peşpeşe cinsî
temasda bulunmak bazılarında hâmile
kalmaya da engel olabilmektedir.
Ayrıca sağda solda çok cima'
etmekle öğünmek, ayrıca hanımıyla
arasında geçen bu kabil mahrem
hadiseleri herkese anlatmak uygun değildir.
Yeni evliler ilk gün ve sonraki
aylarda çok sık temasta bulunmak
gerektiği yolundaki söylentilere kulak
asmamalıdır. Bu tür söylentiler hep
abartmalarla doludur. Kendi istek,
kapasite ve güçlerine göre durumlarını
ayarlamalıdırlar. Kendilerini
olduklarından fazla "verimli ve
randımanlı" göstermek için
zorlamaları son derece yanlıştır. Bu
bakımdan, rakamlarla uğraşmakta hiçbir
fayda yoktur, aksine zararlıdır.
Cinsî hayatın sağlıklı bir
şekilde devamında beslenmenin büyük
önemi vardır. Kötü beslenen
şahıslada cinsî istek azalır. İyi
beslenenler ise çok ileri yaşlarda bile
cinsî iktidarlarını korurlar. Keza
yetersiz beslenmenin kadında
yumurtlamayı ortadan kaldırarak
kısırlığa yol açabildiği de
bilinmektedir.
Münasebet hamile kadınlarda biraz
sınırlı olmalıdır. Hâmile kadın
her türlü stresten uzak durmalı ve
fazla heyecanlanmamalıdır. Aşırı
heyecan ve hareket, zararlı olabilir.
Temas sırasında yan pozisyon tercih
edilmelidir. Hazneye çok girmemelidir. Ağır,
yorucu pozisyonlardan kaçınmaladır.
Kadın yan yatmalı, erkek karşısından
yine yan yatarak girmelidir, kadın yine
yan yatarak bu defa arkasını dönse,
erkek de yine yan olarak girse alet çok
derine girmeyeceği için çok uygun
olur. Karın büyüdükçe pozisyonun
şekli daha da önem kazanır.
Hamileliğin ilk haftalarında
bilhassa günümüzdeki hanımlar çok
narin yapılı olduğu için temasdan
kaçınmak uygun olabilir, çünki ilk
haftalarda düşük yapma ihtimali fazla
ve çevrede de yaygındır. Kadın bir
kere düşük yapdı mı tekrar
sağlıklı bir şekilde hamile kalması
zorlaşmaktadır, rahim
arızalandığından çocuk rahimde
tutunamamakda ve sık sık düşük
olmaktadır.
Son haftalarda, bilhassa doğuma altı
hafta kaldığında doktorlar temasta
bulunulmamasını tavsiye ederler. Bu,
özellikle enfeksiyon tehlikesine karşı
bir tedbirdir. Çocuğun sağlığı ve
emniyeti için önem taşır. Gerçi
çocuk kuvvetli bir zar ve amnion sıvısı
içinde emin bir vasattadır, ama yine de
iltihap ihtimaline karşı dikkatli
davranılmalıdır. Eşlerden birinin
ciddî şekilde hastalanması, ameliyat
olması halinde, diğeri anlayışlı
olmalı, dikkatli davranmalıdır. Böyle
durumlarda doktor tavsiyelerine mutlaka
uyulmalıdır. Bu hallerde erkek,
kadının göğüslerinden, bacak aralarından
istifade ederek boşalıp rahatlayabilir.
Şehvetini bu şekilde gidermelidir. Bu
halde de olsa kadında aşırı istek
varsa, dikkat ederek ilişkiye girmeli
onu da rahatlatmalıdır. Bunlar bir
tavsiyedir mutlaka uyulacak, ilişki
kurulmayacak demek değildir. Cinsel yönden
rahat olmayan kadın veya erkek huzursuz
olur, sterese girer. Ruhi dengeler
bozulur. Ruhen bedenen en güzel
rahatlama cimada meydana gelir.
|