En güzel ata sozleri !
|
Adam olana bir söz yeter:
Dürüst, anlayışlı ve iyi ahlâklı kimselere bir şeyi bir defa
söylemek yeterlidir. İstenileni yapmak için tekrar tekrar ikaz etmek
zorunda kalınan insanlarda akıl, ahlâk veya kişilik yönünden
eksiklik var demektir. Bir konuda anlayışsızlık göstermek art niyet
belirtisidir.
Bir kimseye bir iş yaptırmak bir öğüt vermek veya doğru yolu
göstermek hususunda yakınırken söylenir.
Az söyle, çok dinle:
Konuşmak insanoğluna bağışlanan nimetlerin en büyüklerindendir. Buna
rağmen yerinde ve uygun konuşma, herkesin başaramadığı bir
meziyettir.
Sözün en güzeli, az ve öz olanıdır. İnsanın karşılaştığı kötü
durumların pek çoğu dili yüzündendir. Çok konuşan çok hata yapar.
Sırf konuşmuş olmak için veya gereksiz yere konuşanların başı
dertten kurtulamaz. Oysa az konuşup çok dinlemenin pek çok yararları
vardır. Gerekmedikçe konuşmamak bir saadet, çok dinlemek de bir
erdemdir. Herkesin bu kurala uyması gerekir.
Çok konuşanlara tembih, yetişme çağındaki insanlara tavsiye için
söylenir.
Büyük lokma ye (de) büyük söyleme:
Başkalarını eleştirirken onları kınamamak gerekir. Eleştiriler
genellikle yapıcı olmalı, hele hele kendimizi eleştirilen kişiden
asla üstün görmemelidir. Büyük konuşmak insanın değerini azaltır.
Kaldı ki başkalarını kınayan kişi çok zaman aynı duruma kendisi de
düşmüştür. Ayıplamak, ayıplanan durumu davet etmek gibidir.
Kendilerini üstün görme çabasıyla başkaları aleyhinde atıp tutanlara
bir tembih sözü olarak söylenir.
Derdini söyleyemeyen, derman bulamaz:
Çaresizlik içinde bocaladığımız birçok durumlar vardır ki
başkalarına açılamadığımız için bir çıkış yolu bulamayız. İnsanın
tek başına halledemeyeceği müşküller olabilir. Bu durumda bize
yardımı dokunabilecek birisine müracaat etmek kaçınılmazdır. Aksi
takdirde içe gömülen dertler, kişileri ruh bunalımlarına
sürükleyebilir.
Zor anlarda bir yol gösteri aramanın gerektiğini vurgulamak için
söylenir.
Dilin kemiği yoktur:
Kişiler değişik zamanlarda apayrı fikirleri savunabilir; bugün kara
dediklerine yarın ak diyebilirler. Konuşmak kolaydır, atıp tutmak
da. Ama iş icraata gelince söyleneni yapmak güçleşir. Hele hele kötü
sözler söyleyip tehditler savurmak asla hoş görülmez.
Uygunsuz ve kabul edilemeyecek sözler söyleyen kişiler hakkında
kullanılır.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar:
Toplumlar genel eğilimlerine göre sosyal hayatlarını düzenlerler ve
toplumun genel gidişatı bireyleri de etkiler. Herkesin Yalancı,
düzenbaz, ahlâksız olduğu bir toplumda birilerinin dürüst, doğru ve
iyi olması hazmedilemez. Daima hakkı, haklıyı gözeten doğruyu
söyleyen böyle kişiler, başkalarının çıkarlarına engel oldukları
için dışlanırlar ve zulüm görürler. Ne olursa olsun doğrudan
ayrılmamak gerekir. Başkaları bana zarar verir korkusuyla gerçekleri
söylememek, toplumları yıkan en kötü hastalıktır.
Hak’tan yana olup doğruyu söylediği için zarar gören insanları
teselli amacıyla söylenir.
Doğru söz acıdır:
Kötü davranışları alışkanlık edinen ahlâksız insanlar bile ahlâklı
ve dürüst olmayı ister, böyle görünmeye can atarlar. Çünkü çıkarları
bunu gerektirir. Bir gün birinin çıkıp onlar hakkındaki gerçekleri
bütün çıplaklığıyla söylemesi onlara çok acı gelir. Ancak yine de
doğru sözü söylemekten kaçınmamalıdır.
Menfaate dokunan gerçeklerin söz konusu edildiği zamanlarda
söylenir.
Laf torbaya girmez:
Ağızdan çıkan bir sözün hiç söylenmemiş gibi gizlenmesi imkânsızdır.
Onu duyan kişiler üzerinde, iyi veya kötü mutlaka bir etki yapar ve
yayılır. Bu durumda pişman olunan sözler, söyleyen kişilere zarar
verir. O hâlde her sözü düşünerek söylemek, önünün ardını hesap
etmek gerekir. İstenmeyen durumlarla karşılaşmamak için sözlerimize
çok dikkat etmeliyiz.
Söz söylerken iyi düşünmenin ve temkinli davranmanın gerekliliğini
anlatmak üzere söylenir.
Leyleğin ömür laklakla geçer:
Aylak kişiler zamanlarının çoğunu konuşmakla geçirirler. Oysa bu
gevezeliklerinden hiçbir yarar elde edilemez. Bilakis zaman boşa
tüketilmiş, yapılması gereken işler yapılamamış olur. Hiçbir iş
yapmadan ileride yapacağı işleri anlatan; ama hiçbirini yapmaya
yanaşmayan ince insanlar vardır ki başkalarını meşgul etmekten öte
bir meziyetleri yoktur. Bu türden kişilerin çenesine takılarak
zamanımızı boşa harcamamalıyız.
Boş konuşmayı ve atıp tutmayı kendine huy edinen kişiler hakkında
söylenir.
Marifet iltifata tâbidir:
Kişilerin başarıları takdir edildiği ve karşılığı verildiği müddetçe
daha iyi sonuçlar elde edilir ve başarıların devamı sağlanır. Çok
kaliteli bir mal üreten kişi, eğer o mala alıcı bulamıyorsa
başarısının bir anlamı yoktur. Kişilerin yararına kullanılmayan
başarılar devamlı olamaz.
Beceri ve başarıları ödüllendirmek gerektiğini vurgulamak üzere
söylenir.
Alfabetik Atasözleri için aşağıdaki sayfalara geçiniz.. |
|